Ceza Hukuku
Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi
Hakkında verilen adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebiyle ilgili mahkemeye sunulan dilekçe.
[İTİRAZI İNCELEYECEK MAHKEMENİN ADI] (Örn: ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NE)
SUNULMAK ÜZERE
[ADLİ KONTROL KARARINI VEREN MAHKEMENİN ADI] (Örn: ANKARA SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NE)
DOSYA NO : [ESAS NO] Soruşturma / [ESAS NO] Hazırlık
KARAR TARİHİ : [ADLİ KONTROL KARARI TARİHİ]
ŞÜPHELİ/SANIK : [AD SOYAD]
TC KİMLİK NO : [TC KİMLİK NO]
ADRES : [ADRES]
MÜDAFİİ : [MÜDAFİ ADI SOYADI]
BARO SİCİL NO : [BARO SİCİL NO]
ADRES : [VEKİL ADRESİ]
KONU : [ADLİ KONTROL KARARI TARİHİ] tarih ve [ESAS NO] sayılı adli kontrol kararına itirazlarımızın sunulması ve kararın kaldırılması/değiştirilmesi talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
1. Müvekkil [AD SOYAD] hakkında, [ADLİ KONTROL KARARI TARİHİ] tarihinde, [SUÇ TÜRÜ] suçlamasıyla ([ADLİ KONTROL GEREKÇESİ, örn: kaçma şüphesi, delilleri karartma şüphesi]) gerekçe gösterilerek [MAHKEME ADI] tarafından adli kontrol kararı verilmiştir. Söz konusu karar gereği müvekkilimiz hakkında [UYGULANAN ADLİ KONTROL TEDBİRİ, örn: haftada iki gün karakola imza verme, yurt dışına çıkış yasağı, belirli bir ikameti terk etmeme] şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmaktadır.
2. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 109. maddesi, adli kontrolü düzenlemiş olup, bu tedbirlerin de ölçülü ve somut duruma uygun olması gerekmektedir. Ancak müvekkil hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin/tedbirlerinin, dosyadaki mevcut delil durumu ve müvekkilin kişisel koşulları göz önüne alındığında gereksiz ve ölçüsüz olduğu kanaatindeyiz.
3. Öncelikle, müvekkil hakkında isnat edilen suça ilişkin kuvvetli şüphe derecesi, adli kontrol tedbirini gerektirecek yoğunlukta değildir. Dosyadaki mevcut deliller, [DELİLLERİN ÇÜRÜTÜLMESİ VEYA YETERSİZLİĞİNE DAİR AÇIKLAMA, örn: müvekkilin suçu işlemediğine dair savunmalar, somut bir delilin bulunmaması vb.] dikkate alındığında, müvekkilin suça karıştığına dair şüphenin zayıf olduğu ortadadır.
4. Ayrıca, müvekkilin [MEDENİ DURUMU, SABİT İKAMETGAHI, DÜZENLİ BİR İŞİ/MESLEĞİ, SOSYAL BAĞLARI, SABIKA KAYDININ BULUNMAMASI] gibi kişisel ve sosyal durumu, kaçma şüphesini veya delilleri karartma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Müvekkilin sabit bir adresi ve düzenli bir işi olup, soruşturma veya kovuşturmadan kaçma eğilimi kesinlikle bulunmamaktadır. Hakkındaki adli kontrol tedbiri, özellikle [ADLİ KONTROLÜN YOL AÇTIĞI ZORLUK, örn: işini aksatması, tedavi görmesini engellemesi, ailesinden uzak kalması vb.] nedeniyle müvekkilin günlük yaşantısını olumsuz etkilemektedir.
5. CMK 109/3 maddesi uyarınca adli kontrol kararları, şüpheli veya sanığın durumuna ve isnat olunan suçun niteliğine uygun olmalıdır. Müvekkil hakkında uygulanan [UYGULANAN ADLİ KONTROL TEDBİRİ], müvekkilin hayatını aşırı derecede kısıtlamakta ve orantısız bir yük oluşturmaktadır. Söz konusu tedbirin kaldırılması veya en azından daha hafif bir adli kontrol tedbiriyle değiştirilmesi (örneğin, haftada bir yerine ayda bir imza veya sadece yurt dışına çıkış yasağı gibi) mümkündür.
6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkil hakkında verilen adli kontrol kararının hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bu kararın kaldırılması ve müvekkilimizin özgürlüğüne kavuşması, bu mümkün olmadığı takdirde daha hafif bir adli kontrol tedbiri uygulanması yönünde karar verilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109, 110, 111 ve ilgili diğer maddeleri.
DELİLLER : Soruşturma dosyası içeriği, kararı veren Mahkemenin gerekçeli kararı, tanık beyanları ve sair yasal deliller.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, [ADLİ KONTROL KARARI TARİHİ] tarih ve [ESAS NO] sayılı adli kontrol kararına itirazımızın kabulü ile müvekkil [AD SOYAD] hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA, bu mümkün olmadığı takdirde uygulanan adli kontrol tedbirinin daha hafif bir tedbirle DEĞİŞTİRİLMESİNE karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[TARİH]
[MÜDAFİ ADI SOYADI]
[İMZA]