0505 301 0814Büyükesat, Çankaya / AnkaraCeza Hukuku · İnfaz Hukuku · Boşanma & İcra Hukuku

İcra ve İflas Hukuku

İtirazın Kaldırılması ve İtirazın İptali Davası

İtirazla duran icra takibinde itirazın kaldırılması ve itirazın iptali yolları; görevli mahkeme, belge, süre, ispat ve tazminat yönünden karşılaştırılmaktadır.

Borçlunun genel haciz yoluyla ilamsız takibe süresinde itiraz etmesi takibi durdurur. Alacaklının takibi devam ettirebilmesi için önünde iki temel yol vardır: itirazın kaldırılması ve itirazın iptali davası. İsimleri benzer olsa da görevli merci, başvuru süresi, kullanılabilecek belgeler, yargılama kapsamı ve kararın etkisi farklıdır. Yanlış yolun seçilmesi süre kaybına, görevsizlik kararına ve tahsilin gecikmesine neden olabilir.

Her iki yolun hareket noktası, usulüne uygun ödeme emrine itiraz nedeniyle durmuş bir takiptir. Önce itirazın gerçekten süresinde ve geçerli olup olmadığı, hangi miktarı kapsadığı ve alacaklıya tebliğ tarihi kontrol edilmelidir.

Kısa karşılaştırma

İtirazın kaldırılması, İİK m. 68 ve devamında düzenlenen, icra mahkemesinde yürütülen, sınırlı belge incelemesine dayanan hızlı bir yoldur. Kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde istenir.

İtirazın iptali, İİK m. 67 uyarınca genel hükümlere göre görevli mahkemede açılan bir alacak davasıdır. Kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır. Mahkeme uyuşmazlığı genel ispat kurallarıyla esastan inceler.

Altı aylık sürenin geçirilmiş olması, bir yıllık süre devam ediyorsa itirazın iptali davasına engel olmayabilir. Bir yıllık süre de geçirilmişse alacağın genel zamanaşımı dolmamış olmak kaydıyla bağımsız alacak davası açılması mümkün olabilir; ancak artık aynı takipte itirazın iptali ve o takibe bağlı tazminat sonuçları elde edilemez.

İtirazın kesin kaldırılması

Alacaklının elinde borçlunun imzasını taşıyan ikrar edilmiş adi senet, noterlikçe düzenlenmiş veya imzası onaylanmış belge ya da kanunun m. 68 kapsamında kabul ettiği nitelikte bir belge varsa itirazın kesin kaldırılması istenebilir. İcra mahkemesi genel bir alacak davası gibi her türlü delili toplamaz; belgenin kanunda sayılan niteliği taşıyıp taşımadığına ve borçlunun yine aynı güçte belgeyle savunma ispat edip etmediğine bakar.

Fatura, cari hesap çıktısı, tek taraflı düzenlenmiş teslim listesi veya e-posta her olayda m. 68 belgesi sayılmaz. Belge zincirinin borç ikrarını ve miktarı açık biçimde göstermesi gerekir. Alacak temel ilişki, ayıplı ifa, mahsup veya karmaşık hesap incelemesi gerektiriyorsa genel mahkemedeki iptal davası daha uygun olabilir.

Borçlu imzayı açıkça inkâr etmişse ve alacaklı adi senede dayanıyorsa itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir. İmza incelemesinin sonucu ve geçici kaldırma sonrasındaki borçtan kurtulma davası için çok kısa süreler vardır. İmza itirazı olan dosya, sıradan borca itiraz dosyası gibi yönetilmemelidir.

İtirazın iptali davası

İtirazın iptali davası, takip konusu alacağın varlığını ve miktarını genel hükümlere göre belirleyen bir eda davasıdır. Görev, alacağın kaynağına göre değişir: tüketici, ticaret, iş, kira veya genel borç ilişkisi farklı mahkemelerin görevine girebilir. Yetki de takip yetkisinden ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Mahkemede sözleşme, fatura, ticari defter, teslim ve hizmet kayıtları, banka hareketleri, yazışmalar, tanık, bilirkişi ve gerektiğinde yemin gibi genel deliller kullanılabilir. Davacı takipte talep ettiği alacakla bağlıdır; takipte bulunmayan veya hukuki sebebi değişen taleplerin aynı dosyada ileri sürülmesi usul sorununa yol açabilir. Takip talebi, ödeme emri, itiraz dilekçesi ve itirazın tebliğ belgesi dava dosyasına alınmalıdır.

Dava kabul edilirse itiraz iptal edilir ve takip kararın kapsamına göre devam eder. Alacaklının yeni bir takip başlatmasına gerek kalmaz. Ancak hükmedilen miktar, faiz başlangıcı ve takipteki taleple bağ dikkatle karşılaştırılmalıdır.

İcra inkâr ve kötü niyet tazminatı

İtirazın iptali davasında alacaklı talep etmişse, borçlunun itirazının haksız bulunması ve alacağın likit, yani miktarı belirli veya basit hesapla belirlenebilir olması hâlinde icra inkâr tazminatına karar verilebilir. Yürürlükteki kanunda alt sınır dava konusu alacağın yüzde yirmisidir. Her dava kabul edildiğinde otomatik tazminat verilmez; likitlik, itirazın kapsamı ve talep koşulu incelenir.

Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanırsa borçlu lehine kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir. Alacaklının davayı kaybetmesi tek başına kötü niyeti kanıtlamaz. Alacağın bulunmadığını bildiği hâlde takip yapmak veya gerçeğe aykırı belgeye dayanmak gibi olgular önemlidir.

İtirazın kaldırılması yolunda da kanunun şartları oluştuğunda tazminat sonucu doğabilir. Ancak burada kararın maddi anlamda kesin hüküm gücü genel mahkeme kararından farklıdır; tarafların ayrıca menfi tespit veya alacak davası açabilmesi mümkündür.

Dava şartı arabuluculuk

İtirazın iptali davası açılmadan önce uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuk gerekebilir. Ticari para alacakları, işçi-işveren uyuşmazlıkları, tüketici uyuşmazlıkları ve kira ilişkileri bakımından özel kanunlar kontrol edilmelidir. Arabuluculuğa başvurulması İİK m. 67'deki bir yıllık süre yönünden de dikkatle planlanmalıdır.

İcra mahkemesindeki itirazın kaldırılması talebi ise bir dava değil, icra hukukuna özgü başvuru olduğundan aynı biçimde arabuluculuk dava şartına bağlanmaz. Fakat somut talebin niteliği yanlış adlandırmaya göre değil içeriğine göre belirlenir.

Hangi yol seçilmeli?

Alacak İİK m. 68 niteliğinde güçlü ve açık bir belgeye dayanıyorsa kaldırma yolu hız avantajı sağlayabilir.

Alacak tanık, bilirkişi, ticari defter veya kapsamlı hesap incelemesi gerektiriyorsa iptal davası öne çıkar.

Altı aylık ve bir yıllık süreler ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Görevli mahkeme, alacağın kaynağına göre belirlenmelidir.

Takipteki ana para, faiz, ödeme ve itiraz kapsamı tablo hâline getirilmelidir.

Arabuluculuk dava şartı ve zamanaşımı etkisi önceden kontrol edilmelidir.

Sık sorulan sorular

İtirazın kaldırılması mı daha hızlıdır?

Genellikle icra mahkemesindeki sınırlı inceleme daha hızlıdır; fakat yalnız kanunun kabul ettiği belgelerle kullanılabilir. Uygun belge yoksa hız beklentisiyle bu yola başvurmak zaman kaybettirebilir.

İtirazın iptali davası kazanılırsa takip yeniden mi başlar?

Yeni takip açılmaz. Duran takip, kararın kabul edilen kısmı üzerinden devam eder. Kararın kesinleşme ve icra koşulları somut hükme göre incelenir.

Alacaklı her iki yola aynı anda başvurabilir mi?

Aynı alacak ve aynı takip için çelişkili veya mükerrer başvurular hukuki yarar ve derdestlik sorunları doğurabilir. Belge ve süreye göre bir yol seçilmelidir.

Tazminat otomatik midir?

Hayır. Talep, haksızlık, likitlik veya kötü niyet gibi kanuni şartlar ayrıca değerlendirilir.

2026 güncellik notu

Cebrî İcra Kanunu Taslağı kanunlaşmış değildir. Bu nedenle taslakta önerilen yeni süre veya usuller yerine yürürlükteki İİK m. 67-70 uygulanır. Dosyaya göre görev, arabuluculuk ve süre hesabı değişebileceğinden bu rehber somut hukuki görüş yerine geçmez.

İcra hukuku makale dizisi

İcra sürecinin başlangıcı için ödeme emrine itiraz, borçlu olunmadığı iddiası için menfi tespit ve istirdat, haciz sınırları için haczedilemeyen mallar, satış için UYAP E-Satış ve ihalenin feshi, geçici koruma için ihtiyati haciz ve hizmet kapsamı için Ankara İcra Avukatı sayfası incelenebilir.

WhatsApp